Tarih boyunca görebileceğiniz en korkunç 6 yer .Asılı cesetlerle dolu bir orman ya da sadece insan kemikleri ile yapılmış ilginç bir yapı! Eminim listede hiç görmek istemeyeceğiniz yerler olacak.

Dünyanın en korkunç bölgelerinin hikayelerine bir göz atın! Hayaletlere inanıp inanmamanız farketmez, öyle yerler vardır ki, hiç kimse geceyi orada geçirmek istemez. Bu yerler, ürpertici, trajik veya gizemli (yada hepsi birden!) gibi sıfatlarını hakkıyla kazanmışlar, ve hepsi “lanetli” kategorisine dahil.

1. Aokigahara Ormanı

1. Aokigahara Ormanı

Aokigahara, Japonya’daki Fuji Dağı’nın temelinde bulunan ağaçlık arazilerden biri. Buranın yanında Blair Cadısı’nın ormanı Winnie the Pooh’un ağaçlığı gibi kalır. Büyük ihtimalle bunun nedeni, bütün ormana yayılmış olan cesetlerdir. Niagara Şelaleri evlilik için biçilmiş kaftansa, Aokigahara da intihar için. Bir yerin böyle bir isime sahip olması için kaç tane intihar olması lazım? Bir düzine? Elli? 1950′lerden beri 500′den fazla insan kendi hayatlarını kıymış Aokigahara’da. Bu trendin Seicho Matsumoto’nun Kuroi Kaiju (Black Sea of Trees) kitabındaki iki karakterinin orada intihar etmesinden sonra başlamış olduğu düşünülüyor. Bundan sonra – her türlü fikre ne kadar garip olursa olsun duyarlı olduğunu kanıtlayan – yüzlerce Japon Aokigahara ormanında kendini asmış. Cesetler ve ev yapımı ilmiklerin yanısıra, ormanda neşelendiren, ruhu sevindiren mesajlar asılıdır. “Hayat değerli birşey!” “Lütfen tekrar düşün!” “Aileni düşün!”

2. Overtoun Köprüsü

2. Overtoun Köprüsü

İskoçya’nın Dumbarton bölgesindeki şirin kasaba Milton’ın yakınlarında konumlanmış olan Overtoun Köprüsü, 10 yıldır şüpheli ölümlerin olduğu yerel bir kemerdir. Anlaşılamayan birçok nedenden, yüzlerce köpek kendini orada öldürmüş.

1960′ların başından beri, köpekler Overtoun’a giderek suya atlamaya başlamışlar. Oranlayınca her ay bir köpek ölmüş ve toplam sayı 600’e ulaşmış.

Bu intihar girişimlerine şahit olan insanlara göre; köpekler korkulukların üzerine tırmanıp oradan kendilerini atıyorlarmış. Ağladıkları ise söylentiler içinde ve doğrulanmayı bekliyor.

Ian Fleming’in bu olayla ilgili açıklaması şöyle; “Bir kere raslantı, iki kere tesadüf, üç kere düşmanın işi ve 600′den fazlası kesinlikle tarih öncesi bir Sümer iblisinin veya benzer bir varlığın işi.” Bazı köpekler atlamadan sonra kurtulmuş ama tekrar köprüye çıkıp kendilerini tekrar atmışlar. Büyük Overtoun iblisinin açlığı çabalarla durmaz, litrelerce taze köpek kanı istiyor.

3. Winchesterlar'ın gizemli evi

3. Winchesterlar'ın gizemli evi

San Jose, California’da böyle bir köşk var. Kocaman, 160 odalı karmaşık dizaynı ilekilometrelerce uzanan koridorları, gizli geçitleri, çıkmaz sonları, boş duvarlara açılan kapıları ve tavana çıkan merdivenleri ile labirent gibi bir ev. Winchester tüfek mirasçısı Sarah Winchester’in marifeti bu ev. 19. yüzyılın sonlarında, kocasının ve kızının ölümüne üzülen Sarah, bir Boston medyumunu ziyaret eder. Medyum Winchester tüfeklerinin bütün kurbanları tarafından takip edildiğini söyler. Sarah’ın onlarla barışması lazımdır.. Çözümü ise her zaman bir ev inşa etmektir. Hiç durmadan yoksa ölecektir. “Yeni ailesini kaybetmiş birine söylenecek en güzel şey!” diye açıklar medyum.

1884’te Winchester San Jose’deki köşkün inşaatına başlar ve hiç durmadan 38 yıl, kadar devam eder. Winchester Köşkü o kadar büyür ki, içinde cidden yolunuzu kaybedebilirsiniz. Bütün o dönüşler, çıkmaz sonlar hayaletlerin aklını karıştırmak için yapılmıştır. Kinci hayaletleri kızdırmak sadece bu mimari seçimler için sebeplerden biriydi. Bütün ev sürekli devam eden bir örümcek ağı motifiyle süslenmiştir ve evdeki her şey, duvardaki çengellerden şamdanlara kadar, iyi şans için 13 numarasının etrafında ayarlanmıştır. Ölümüne kadar Sarah, şeytana evinin lanetli kalması için yavru keçi kurban etmek dışında elinden gelen her şeyi yapmış…

4. Sedlec Kemikliği

4. Sedlec Kemikliği

Aokigahara’nın intihar için biçilmiş kaftan olduğunu söylemiştik ya, küçük Çek kasabası olan Sedlec de yüzyıllardır ölü insanlar için biçilmiş bir kaftan. Nasıl öldükleri fark etmeden.. Kutsal diyardan, biri yerel mezarlığa toprak getirdiğinden beri bütün Avrupa’dan insanlar buraya gömülmek istemiş. Böylece mezarlık 1870’e kadar büyümüş, ta ki pederler ortalıkta yayılan kemiklere bir çare bulmak için bir şeyler yapmaya karar verene kadar. Delice bir şey.

Sedlec Ossuary, on binlerce kemikle dekore edilmesinden kaynaklanan bir üne sahip. Bu ölümü hatırlatan iç dizayn bir Çek marangozuna, bir nedenden dolayı kilisenin geniş kemik koleksiyonunu organize etmek için uygun görülen, Frantisek Rint’e aittir. Sonuçlar kilisenin dört bir yanına yığılan insan kemikleri, insan bedenindeki her kemik kullanılarak yapılan korkutucu bir şamdan ve girişi süsleyen binlerce kemik. Neden hala şeytanın legolarıymışcasına insan kemikleriyle oynuyorlar ve neredeyse 140 senedir her ayinde beraber oturuyorlar? Eceline susamak oranında daha kötü olan tek şey, kafataslarını seremoni kupaları veya tencere olarak kullanmaları. Burası 1000 Ceset Evi’nde Dr. Satan’ın ini için ilham kaynağı olsaydı şaşırmazdık doğrusu.

5. San Zhi Resort

5. San Zhi Resort

Sıra sıra terkedilmiş, paslanmış, fütürist uzay aracı şeklindeki binaların önünden geçerken ne yaparsınız? Hem de bu binalarda, hükümet tarafından örtbas edilmiş gizemli ölümler olduğunu bilseydiniz.. Haydi en kötü rüyalarınızın içine, yani Taipei şehrinin hemen dışındaki hayalet kasaba/Resort of San Zhi’ye bir göz atalım.

Pod City’nin inşaatı 1980′lerde başlayıp, inşaat arazisindeki gizemli ve ölümcül kazalar nedeniyle kısa bir süre sonra kapatılmıştır… Esasında çok az bilgi var San Zhi hakkında. Kaç kişinin öldüğünü bile kesinlikle bilmiyoruz, veya bu kişilerin ruhlarını yiyen gözleri olmayan çocuklar hakkında bağırıp bağırmadıklarını.. Bütün bu olaylar örtbas edilmiştir. Bu bina ile ilgili bilgi halen yerel insanlardan geliyor, binaların yakınına gitmeyi reddediyorlar. Terk edilmiş 90 konut öylece içeriye girecek bir salağı bekliyor. Bu durumun aynısı aslında bir film konusu olarak da beyazperdeye yansımıştır.

6. Pyrpiat

6. Pyrpiat

Üstteki fotoğrafa bakarken dejavu yaşadınız mı? Özellikle Call of Duty 4 oynayanlar, bütün bir level burada geçiyor. Eğer sessiz, terkedilmiş ve radyoaktif şehrin video oyunları için tipik bir kıyamet fantazisi olduğunu düşündüyseniz, yanılıyorsunuz. Prypiat, Ukrayna’nın kuzeyinde yer alıyor ve bir zamanlar Çernobil Nükleer Tesisi’nin binlerce çalışanı ve bilim adamına ev sahipliği yapmış.

1970′lerde inşa edilmiş ve 50,000 kişiye kadar insan barındırabilme kapasitesi var. Sonra 1986’da, resmi Sovyet evraklarına göre, Çernobil reaktöründe bir problem olduğundan bütün şehir boşaltılmış. O günden beri Prypiat terkedilmiş, binaları çürümeye bırakılmış, kocaman dönme dolap orada öylece duruyor. Şehir, Çernobil işçilerinin aileleri için kocaman bir lunaparka ev sahipliği yapıyordu. 1986 Sovyet standartlarına göre bile, eğer kocaman bir nükleer reaktörün yanında yaşıyorsan, aklın hep çarpışan arabalarda kalsın diye. 20 yıl önceki “küçük teknik hata” yüzünden 30 kilometre çapında etkilenen bölge aynı zamanda. Bütün bunlara rağmen, Prypiat şu anda halka açık, görünen o ki radyasyon seviyeleri seneler boyunca düşmüş.

Radyoaktif bir sümüklü böcek tarafından ısırılıp, tarihteki en zayıf süper güce sahip olma riski haricinde, Prypiat’ı gezen turistlerin içinde hiçbir zaman göremeyeceğinizin nedenlerinden biri de anaokulu. Bazı iddialara göre, anaokulu şu anda bebek ayakkabıları ve terk edilmiş oyuncak bebeklerle kaplı.

Bu İçeriğe Tepki Ver (en fazla 3 tepki)

Facebook Yorumları