Cinsel istismar, yetişkin bir kimsenin cinsel arzu ve gereksinimleri için çocuğu veya ergeni cinsel bir nesne olarak kullanması şeklinde tanımlanır. Mağdur olan birey çoğunlukla bunu paylaşmakta sorunlar ve sıkıntılar yaşamaktadır.

Yaşamda bir şeylerin yanlış gittiği ve iyi gelişmediğini görüyorsanız, bir önceki alana bakmayı bilmemiz gerekiyor. Çocuklar dünya yaşamına başlarlarken tam, eksiksiz ve mükemmel öğretileri ile geliyor. Peki ne oluyorda bazı çocuklar bu sıkıntıyı sürekli olarak yaşamak zorunda kalıyor.

Çocuklara yapılan  cinsel istismar ve taciz olayları dünyada hep kanayan bir yaradır. Hemen hemen her ülkede bunun altında yatan sebebler aynıdır.

  •   İtaat etme duygusu. Aslında insanın doğasında itiraz etme duygusu vardır. Fakat çocuk aile içinde o kadar çok itaat etmesi öğretilir ki çocuk itiraz etme hakkını ve durumu bahsetme özgüveni kullanamaz. Anne ve babasına itaat eden çocuk başkalarına da itiraz edemez hale gelir.

  • Değersizlik duygusu. Çocuk kendini değerli görmeyi anne ve babasından ve yaşadığı ortamdan öğrenir. Yaşam alanında anne- baba kendini değerli görüyorsa, çocukta bu öğretiyi kopyalar. Kendisini ifade ederken sözü kesilmez, suçlanmaz ve yargılanmazsa ailesi ile sağlıklı bir iletişimi devam eder. Kendine duyduğu öz saygıyı çekirdek ailesinden alıp yaşamına yansıtır. Kendini  değerli ve önemli bir birey olarak görür.

  •   Aile problemlerinin ergenin ya da çocuğun gelişiminin önünde durması. Aile içinde yaşanılan sıkıntılar artık o kadar daha önem taşıyordur ki çocuktaki değişime ve sıkıntıya aile odaklanamaz. Çocukla ilgilenmedikleri içinde bu sıkıntılı durumda yaşanmış olabilir. Ailenin odak noktası çatışma olduğu sürece, sağlıklı düşünmesini ve davranmasını da bekleyemeyiz. Çünkü öfkenin olduğu yerde gelişim durur. Bu durumda yapılması gereken aile içindeki şiddeti durdurmaktır. Çünkü çocuk kendine gerekli olan duygusal ihtiyacı kötü niyetli olan bir kişiden alabilmektedir.

  •   Çocuk ile yetişkinlerin aynı odayı paylaşmaları. Çocukların sağlıklı bir gelişim göstermesi için anne ve baba ile beraber yatmamaları gerekmektedir. Çünkü çocuk bu tarz bir yaklaşımı normal karşılamaması için önce onun sağlıklı yaşam alanını öğrenmesi ona yapacağımız en önemli iyiliktir. Bu yüzden 3K modeli önemlidir. Uykuya geçerken; Kendi kendine, Kendi odasında ve Kendi yatağında uyuması ona verilecek en güzel özgüven hediyesidir.  Bir diğer taraftan konuya yaklaşmak gerekirse,  erkekler (babalar)  uyku süresi boyunca penisinde 2-3 defa doğal sertleşme yaşamaktadır. Birlikte  uyuduğu kişi çocuk ise bunu çocuk uykusunda hisseder ve doğal bir yaşam olarak beyninde düşünür. Bu yüzden çocukların ebevynleri ile sabaha kadar aynı yatakta uyumaları sakıncalı görülmektedir. Bir diğer unsur ise kalabalık ailelerde aynı alanda çocuk uyuyorsa, anne ve babanın cinsel ilişkisini doğal olarak özümser. Kendine yapılsa bile bunu çocuk hangi yaşta normal olduğunu düşünemeyeceği için travma olarak yaşar ve bunu ileriki hayatına taşır.

  • Aile içi eğitim ve farkındalık. Ailenin eğitim seviyesi düşük ise çocuğun ne gibi sıkıntılara maruz kalacağını öncesinde kestiremez. Sakladığı bir durumu bedeninden ve kelimelerinden anlayamaz. Çocuğu öncesinde bilgilendirici sohbetler yapamaz. Çocuğun var olan alanlarını sağlıklı bir ebevyn gözü ile sürekli takip edemez. Bunun sonucunda çocuk kendini tek başına savunup koruyamayacağı için sıkıntılı durumu tek başına yaşar.

  •   Sistemin kusursuz ve tek care olduğunu görmek. Çocuğun okulda ya da ailede onun yaptıklarına her ne olursa olsun anne ve babası sahip çıkmalıdır. Çocuğu dinlemeden dışarıdan gelen bir etki ile ortamı kaos sürecine hazırlamamalıdır. Çünkü saldırıya uğrayan birey anlaşılmak ve haklarını aramak ister. Birde sistem ve aile  tarafından cezalandırılmak çocuğa ve gence daha fazla zarar vermektedir. Hatta bu mağdur kişinin hayatını sonlandırma çabasına kadar gitmektedir. Burada var olan her yaşam alanı kutsaldır. Sistemdeki çözümler her insan için uygun değildir. Çünkü her insanın yaşadıkları ve hissettikleri farklıdır.

Çocuğa istismar ve tecavüz yapan birey, ençok tehdit ve korku duygusunu kullanmaktadır. 

Yapılan araştırmalar da tacizde bulunanların %14’ünün yabancı, %28’inin çekirdek aile üyesi, %58’inin ise çocuğu tanıyan ancak çekirdek aileden olmayan biri olduğu ortaya çıkmıştır .Cinsel taciz yapılan alanların inşaat, tenha sokaklar gibi yerler değil daha çok ev olduğu ortaya çıkmıştır. Bu tacizi gerçekleştiren kişilerinde dışarıdan bakıldığında sapkın ya da tuhaf olarak tanınmayacak kadar “normal” gözüken, günlük yaşamdaki kişiler olduğu ortaya çıkmaktadır.

 Çocuklar bu yaşamın ışıkları, mutluluk kaynakları onların sağlıklı gelişmeleri için biz anne babalara her zaman önemli görevlerin düştüğünü asla unutmamalıyız.

Anne baba olmayı bizler yaşamda çocuklarımızın sayesinde öğreniyoruz.

Seygiyle,

Zeliha Dağhan

Kaynak: Ergenleri Anlama Kılavuzu, Uzman Psikolog Özgün Kızıldağ 

Bu İçeriğe Tepki Ver (en fazla 3 tepki)

Facebook Yorumları